Denizaltıcı
Denizaltıcılar
bütün bir geminin ne kadar büyük oranda kendilerine bağımlı
olduğunun bilincindedirler. Denizle uğraşmayan için bu anlaşılamayacak
bir şeydir ve bazen bu bizim için de açıklanması zordur ama böyledir
! Geminin mukavim saçındaki ufak bir korozyon bile denizaltıcı için
hayati bir mesajdır.
Denizdeki
bir denizaltı başlı başına farklı bir dünyadır ve denizaltında
yürütülen karmaşık işler gözönüne alındığında ,
denizciler bu görevlerdeki subay ve astsubaylara
sorumluluk vermek ve onlara güvenmek zorundadır.
Her
denizaltıda acil durumlarda veya batmış denizaltıyı terk ederek
yüzeye çıkmak gerektiğinde birbirine destek veren adamlar
vardır. Bunlar kendilerine ve Birbirlerine karşı
denizaltının tüm yönleriyle çalıştırılması konusunda
sorumludurlar . Onlar mürettebattır, onlar geminin kendisidir.
Bu
belki de denizcilikte en zor ve talepkar görevdir. Bir denizaltıcının
yola çıktıktan sonra sorumluluk taşımadığı,
rahat bir tek anı olsun yoktur. Bu kadar sorumluluğa karşın
elde ettiği fazla bir öncelik ya da paye de yoktur, ancak
denizcilerin denizaltıcılarına verdiği motivasyon denebilecek
bir ünvan vardır o da
Denizaltı Adamı olmak .
Bu
ünvan bir denizaltıcının en fazla gurur duyacağı , tüm
zamanların en onurlu görevini ifade eder.
Çeviri:Vuslat
Oluz
"İki
Mustafa Kemal vardir; biri ben, et ve kemik gecici Mustafa Kemal...
Ikinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem. O, ben
degil, bizdir. O, memleketin her kosesinde yeni fikir, yeni hayat ve
buyuk ulku icin ugrasan aydin ve savasci bir topluluktur. Ben
onlarin ruyasini temsil ediyorum. Benim tesebbuslerim, onlarin
ozlemini cektikleri seyleri tatmin icindir. O Mustafa Kemal
sizsiniz, hepinizsiniz. Gecici olmiyan, yasamasi ve muvaffak olmasi
gereken Mustafa Kemal odur."
Millete efendilik yoktur. Ona
hizmet etmek vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.
-
Mustafa Kemal ATATÜRK
Hayranım denizcilerin sevdasına
Hayranım denizcilerin sevdasına,
Öperler ve çekip giderler
Söz verirler,
Ama dönmezler bir daha.
Her kapıda bir kadın yollarını gözler:
Denizciler öperler ve giderler.
Ve ölüm yatırır onları bir gece
denizin döşeğine.
Hayranım öpüşlerde paylaşılan sevdaya,
Döşekte ve ekmekte paylaşılan.
Sevda bu, kimi sonsuza uzar,
Kimi bir yıldız gibi kayar.
Sevda kutsallaşır yakınlaştıkça,
Kutsallaşır uzaklaştıkça.
Erimiyor artık gözlerinde gözlerim
Tadlanmıyor yanında acılarım.
Ancak taşıyacağım bakışını her nereye gidersem,
Sen de taşıyacaksın acımı her nerede yürürsen.
Senindim, sen de benim.Daha ne olsun?
Bir dünya turu yaptık aşkın geçtiği yerlerden.
Senindim, sen de benim.Öyle de kalacaksın,
Aşıladım ya kendimi bahçenden kestiğim filize.
Alıp başımı giderim.Kederliyim:hep sürecek kederim.
Beni sardığından beri,bilmem ki nere giderim.
Elveda der bir çocuk yüreğinden bana.
Ben de derim elveda.
Pablo Neruda